»  Arşiv »  ANA SAYFA »  RESİM GALERİSİ »  SLAYT »  ZİYARETÇİ DEFTERİ »  İLETİŞİM        »  Anasayfam Yap »  Favorim Yap »  Paylaş

Menü

Musiki

Etiket Bulutu

AĞIR CEZA MAHKEMESİ REİSLİĞİNE DİYARBAKIR
AYASOFYA
BEDİÜZZAMAN İLE TANIŞMASI
BEDİÜZZAMAN'IN MEHMED KAYALAR VE TALEBELERİ'NE VERDİĞİ KIYMET
DİYARBAKIR SULH CEZA MAHKEMESİ MÜDAFAASI
DOKUNMA
EKONOMİK KALKINMA İLE ALAKALI SUALE VERİLEN CEVAP
ESMA-İ HÜSNA
HAKİKAT IŞIKLARI
HATIRALAR
İSLAMDA UHUVVET VE İTTİHAD
MEHMED KAYALAR VE HAYATI
MEHMED KAYALAR'I RİSALE-İ NUR HAREKETİNDE ÖNEMLİ KILAN İKİ BÜYÜK ÖZELLİK
MEHMED KAYALAR'IN VEFATI
MUKADDİME- ÖNSÖZ
NEFSE DERS
NUR MÜELLİFİNE
SABIR VE ŞÜKÜR
VECİZELER
YAYINEVLERİNE HATIRLATMA

Arama

   Sayfalar

RSS Takip Tavsiye Et İndir (.doc) Okunma: 1873
MİZAN ESERİNDEN ESMA’İ HÜSNA'NIN( ALLAH'IN İSİMLERİNİN) DEĞİŞTİRİLMESİ MES'ELESİ

Sıratın Nur MEKTUPLARI

 

 

  ESMA-İ HÜSNA'NIN  (ALLAH’IN İSİMLERİNİN),   DEĞİŞTİRİLMESİ İLE ALAKALI SORULAN SUALE VERDİĞİ CEVAP
 

   Bu defa size pek mühim bir ayetin hakikatine dair kısa bir izahta bulunacağım

            

وَلِلَّهِ الْأَسْمَاءُ الْحُسْنَى فَادْعُوهُ بِهَا وَذَرُوا الَّذِينَ

يُلْحِدُونَ فِي أَسْمَائِهِ سَيُجْزَوْنَ مَا كَانُوا يَعْمَلُونَ

                                                                                  sure-i A'raf : Ayet 180


       Mealen : " Allahu tealanın Esma-i Hüsna'sı vardır. Onu o isimlerle tesmiye ve dua edin. ve onun isimlerini değiştiren mülhidlere uymayın…esmaullahda ilhad edenler, ahirette o amelleri ile cezalandırılırlar…" 


      Dinin şeairi kudsiyesinin asliyeti; güneşin mihver ve mahrekindeki hareketi kadar sabittir… Kutup yıldızının asliyet ve sabitiyeti, seyyaratın harekatındaki nizamın esası, O kanunu, hangi kudretin elinde ise; şeairi diniye'ye ait ahkam ve evamiri kudsiyenin nizamı da onun elindedir. Nazımı, vazı'ı odur…

      Seyyarat alemindeki bir inhirafın, kainatın başına bir kıyameti koparacağı gibi, desatiri-şeriatın ahkamının tağyir veya ref’i de beşerin başına öyle kıyametlerin kopmasını intaç eder..  

     Yukarıdaki ayeti Celil'ede Esma’i ilahinin asla tebdili kabil olmayacağı amir bulunurken, bir siyasi partinin islamiyete düşmanlık saikile, laiklik düşüncesini, dini tahrip suretine çeviren icraatı ile, Allahu Ekber  lafza’i Celali yerine; "Tanrı uludur"  tabirini kanun zoruyla ikame etmeğe çalışan zihniyetin, Çin de Mao Çe Tung’un kızıl muhafızlarının yapmaya çalıştığı kültür ihtilalinin, kırk sene evvel Anadolu Müslümanlarına tatbik edilmek istenmesi, zihniyet birliğini ifade etmesi nokta’i nazarından ibretle mütalaaya değen bir keyfiyettir…   

        Lakin ne hazin bir hali elimdir ki; bir zatı nuraniden başka, hareketi-fiiliye ve kavliye ile bu müthiş cereyanı önlemeye çalışan, ulema zümresinden bir başka kimse görülmemiştir.     Yukarıdaki ayeti celilenin sarih manası muvacehesinde sükutu ihtiyar etmek mümkün değildir…Acaba bu ayeti celile bugüne kadar nazarlara hiç çarpmamış mıdır?...


       Ayetin mucize’i bahiresiyle ifade ettiği mana, istikbale muzaf olarak bir ihbarı gaybiyeyi alenen ifşa buyurması ve bir zümrenin mahiyetini açıkça göstermesi, Kur’anın kelamullah olduğuna ezel aleminden ebed alemine baktığına en sarih bir burhanı katıa değil midir?...


        Gafil ve mütecaviz beşer, Halıkının Esma’i İlahisini alemi-mülk ve melekuta i’lan ettiği halde, ona ‘tanrı’ demek veya Kur’anda görülmeyen ve İslam da olmayan tabir kullanmak Sultanı ezel ve ebed olan bir Zatı Kadirin kudretine karşı bir tecavüz olmaz mı?...

 
       Dinler tarihi ile meşgul olanların malumudur ki; ‘tanrı’ tabiri daha ziyade Allahı tanımayan müşrik ve putperestlerin taptıkları ilahlarına ıtlak olunurken, putların adını Halıkı Zülcelal'e has kabul etmenin ne müthiş bir delalet olacağı bedahatle anlaşılır.


      Kaldı ki; beşer bile, acziyeti ile beraber kendi isminden başka bir isimle kendisine hitab edilse ne kadar gücenir, onu bir istiskal kabul eder ve o hitap sahibine karşı içinden nasıl bir halet-i ruhiye ihsas eder… Ehli idrakın şuur ve iz’anından dur olmayan bu husus,  Rahman ve Rahim olan Halıkın münezzeh zatı akdesine karşı öyle bi-edebane bir tarzı hareket, nasıl tecviz edilir?...

 
       Halık-ı Kerim, kullarına ihsan ettiği letaifi maddiye ve maneviye gibi akıl, şuur, iz’an, idrak ve sair ulvi cihazat-ı beşeriye, Halıkın münezzeh olan sıfatı kudsiyesine mizan olsun diye ihsan edildiğini adem oğlu düşünmez mi?...


    Bu izahatımızla Allah-u Zülcelalin kelamını veya esma’i kudsiyesini hala tebdile uğraşan zümrelerin esfeliyette mekan tutan zihniyetini; müminlerin, akıl ve iz’an sahiplerinin nazarlarına arz etmekle, din mütecavizlerinin laiklik perdesi altındaki ilericilerin mahiyetlerinin ne olduğu anlaşılmış olmasına medar olur düşüncesiyle sizi tasdi' ettim
.


Etiketler: ESMA-İ HÜSNA,  

***